21 Nisan 2017 Cuma

SİYASAL FIRSAT EŞİTLİĞİ

Türkiye'deki Demokratik Sistem dün her ne olursa olsun yarın her ne olacaksa olsun Dünya'daki Demokratik Sisteme uygun olmak durumundadır. Gelinen noktada herkese, her kesime, her kişiye vaz geçilemez, devredilemez, yok sayılamaz, görmezden gelinemez görevler düşmektedir. Anayasal Eşitlik İlkesi Siyasal fırsatlar açısından Yüksek Yargı güvencesindedir.

Bu Ülkede 92 Siyasi Parti var, ama bir elin parmaklarını geçmeyen sayının dışındaki Siyasi Partilerin kaale alındığı yok, bir kaynağı yok, varoluş şansı yok, adeta ölü doğum çocuklar gibi. Demokrasiden bahseden herkes, Siyasi Partilerin var oluşuna, yaşam hakkına, Eşitlik ilkesine saygı duymak zorundadır. Anayasa Değiştirmek Anayasal eşitlik sağlandığında mümkün olabilir.

15 Nisan 2017 tarihinden önce Siyasi Parti Genel Başkanlarının rakibi AK Parti Genel Başkanı iken 16 Nisan 2017'deki Referandum sonuçları kabul edildiği takdirde 17 Nisan 2017 den itibaren 92 Siyasi Partinin Genel Başkanının rakibi Sayın Cumhurbaşkanı olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanı bu rakip olmayı kendi hür iradesi ile seçmiştir. Partili Cumhurbaşkanı olmak kendisinin tercihidir. Cumhurbaşkanı yetki, imkan ve kabiliyetlerinin diğer Siyasi Parti Genel Başkanları aleyhine Siyasal Eşitlik zedeleyici nitelikte olmamasına Yüksek Yargı çözüm bulmak durumundadır.

Sayın Cumhurbaşkanının faaliyetlerini denetlemek YSK'nın yetki ve sorumluluk alanında olmayabilir. Ama Referandum öncesi tarafsız olması gereken Sayın Cumhurbaşkanının Referandum tarihinden önce tek bir cümlesi bile Referandumun iptal sebebidir.

Tüm Yüksek Yargı'nın gözünün içine baka baka göstermelik toplu açılışlar,
Tüm Yüksek Yargı'nın gözünün içine baka baka o açılışlara Bedava otobüsler,
Tüm Yüksek Yargı'nın gözünün içine baka baka Refedandumda EVET'i savunmalar
Her seçim kampanyasına Cumhurbaşkanlığı imkanları ile gitmeler,
Tarafsız dönemde Siyasi Partileri hedef alan söylemler,
Her türlü Kamu ve Özel Tv. Konuşmaları,
Mitinglerinin Tv. Kanallarını ipotek altına alırcasına yayınlamalar,
Tarafsız dönemde Hayır diyenleri ayrıştıran katagorize eden söylemler,
Hayır diyenler de bizdendir ama Evet diyenlerle aynı kefeye koymayız demeler.

Anayasanın 101'inci Maddesi hükümleri Referandum sürecinde askıya alınmış ise eğer, Sayın Cumhurbaşkanı AK Parti ve MHP'nin Anayasa Değişiklik teklifine o Partilerin kampanyasını destekleyecek oranda dahil olmuşsa Cumhurbaşkanının eylem ve söylemlerini YSK'nın ve Yüksek Yargı'nın denetleme yetkisi olmasa bile bu durum Referandumun Siyasi Eşitlik Fırsatına ters düşer. Her durumda da Referandumun iptal sebebi olması gerekir.

Referandumdan bir kaç ay öncesine yönelik Basın Yayın organları izlenip rapor edildiğinde Siyasal orantısızlık Yasallığı, Eşitliği; Vicdanı savunan yüreklere göz kırpacaktır.

Anayasanın 79'uncu maddesine göre; Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama yetkisi Yüksek Seçim Kuruluna aittir.

Benim talebim gayet basit
Ya bu Referandum iptal edilsin
Ya hiçbir Siyasi Partinin mağdur olmadığı yeni bir Anayasa yapalım
Ya da Yüksek Yargı kararı ile Mevcut Siyasi Partiler ve Genel Başkanlarının da 100.000 imza bulmadan Yüksekokul veya diğer şartlar aranmadan önceki Başbakan olabilme şartları ile Cumhurbaşkanlığı seçimine katılabileceğin karara bağlanmasıdır.

Ben Üniversite mezunu olamadığım için şimdi Cumhurbaşkanlığı yarışına katılamayacağım.
Cumhurbaşkanı seçilebilmek için de 100.000 imza toplamam gerekecek. 1985 yılında kurulan Demokratik Sol Partinin 42.973 kayıtlı üyesi, 1993 yılında kurulan Büyük Birlik Partisinin 22.965 kayıtlı üyesinin olduğu bir ortamda 2015 yılında kurulan bir Partinin 100.000 imza toplaması imkansız olmasa bile çok da kolay değildir. Ha keza tek bir vatandaş imzası için tek bir sefer Belediye otobüsü ile gidilip geri dönülse 5 TL'den en az 500.000 lira kaynak gerekir.

Hazine yardımları, Milletvekili genel seçiminin yapılacağı yıllarda 3 katı, yerel seçimin yapılacağı yıllarda 2 katı ödeniyor. Her iki seçimin aynı yıl içerisinde yapılması halinde ise yardım 3 katı aşamıyor. Dolayısıyla seçimlerde 4 partiye yapılacak yardım 685 milyon 200 bin liraya çıkacak. Bu durumda AKP'ye 346.6 milyon lira, CHP'ye 179.7 milyon lira, MHP'ye 84.6 milyon lira ve HDP'ye 74.2 milyon lira kaynak aktarılacak. (alıntıdır)  Hangi Siyasi Partinin Hazine Yardımına ihtiyacı var? Hangi Siyasi Partinin yardıma ihtiyacı olursa olsun ben AS PARTİ Genel Başkanı olarak tüyü bitmemiş yetim hakkından 1 TL Hazine yardımı almam, hiçbir Siyasi Partinin de 1 TL yardım almasına rıza göstermem söz konusu olamaz. Kamu kaynaklarının bir Partiye üstünlük diğer Partiye hezimet sağlayacak nitelikte paylaşımı yapılamaz.

Ha keza;

17 Nisan 2017 tarihinde, Ankara Havaalanı istikametinden Kızılay istikametine giderken Kuzey Yıldızı Tüneli çıkışı - Dörtyol - Hasköy - Aydınlıkevler - Dışkapı - Ulus girişine kadar yolun sağında araçlar gördüm. Yol tükendikçe yol boyundaki araçlar bitmek bilmedi. Sonunda arabamı sağa çektim yolda bekleyenlere bu araçlar neyi bekliyor diye sordum. Aldığım cevap şu oldu '' Cumhurbaşkanımız saat 14:00 de Ankara'ya gelecek onu bekliyoruz''

Zaten Ankara'da yaşayan Cumhurbaşkanı Ankaraya geliyor diye; Büyükşehir Belediyesine bağlı araçlar, ANFA Güvenlik araçları, Keçiören Belediyesine bağlı araçlar, Kurtarıcılar, Belediye Otobüsleri, Özel halk otobüsleri, saymakla bitmez Kamu araçları ve hepsinden önemlisi yüzlerce harfiyat kamyonu,  her ne tür ve her ne kadar Kamu aracı katıldıysa mobese kameralarından tespit edilebilir. Kim tespit edecek? Tespit edildiğinde ne işlem yapılacak? Veya bu durumlar bu haliyle ne zamana kadar devam edecek? Artık yetkili herkes bunları düşünmek ve bu Orantısızlıklara yasal çareler bulmak, bulunan yasal çareleri de derhal uygulamaya koymak durumundadır. Dün sağlıklı trafik akışı için alt geçitler yapanlar bu gün harfiyat kamyonları ile üst geçitlerdeki trafiği hiçbir gerekçe ile ve de Kamu imkanlarıyla kilitleyemezler.

550 olan Vekil Sayısı 600'e çıkarken,
Buna rağmen Hükümet'in sayısız Bakanı dışardan atama yetkisi Cumhurbaşkanına verilirken,
18 yaşındaki kişiler Milletvekili seçilirken üstelik de Askerlikten muaf tutulması teklif, edilirken 100.000 imza ve türlü garip kriterlerle tüzel kişilik kazanmış 92 Siyasi Parti saf dışı bırakılamaz. Böyle bir değişikliğe de Anayasanın uygulanmasının teminatı olan Yüksek Yargı  göz yumamaz, Anayasanın değişmeyen hükümleri bana ve Partime Siyasal Fırsat Eşitlik imkanı tanımaktadır.

Bu Ülkede Askerler hesap verdi
Polisler hesap verdi
Savcılar hesap verdi
Hakimler hesap verdi
Yüksek Yargı hesap verdi
Bir tek Siyasiler ve Siyasi Partiler hesap vermedi

14 Temmuz gününe kadar; 10 bin 732'si polis, 7 bin 463'ü asker ve 168'i general. 2 bin 575'i de hakim ve savcı. 26 bin 177'si sivil, 208'i de mülki idare amiri Devletine değil, Milletine değil başka şer odaklarına çalışıyor ama İktidar Partisi bunları 14 Temmuza kadar tespit edemiyor. Yaver seçmek sadece Cumhurbaşkanının yetki ve tasarrufundadır 14 Temmuz'a kadar seçtiği Yavar bile FETÖ örgüt mensubu olan Cumhurbaşkanı Referandum süreci boyunca Hayır diyenleri FETÖ'cü olmakla itham etmiştir. Ne istediler de vermedik sözü benim sözüm değil, Gökten ne yağarki yer kabul etmez sözü benim sözüm değil. Gökten ne yağarki yer kabul etmezki diye Türkiye'ye davet edilen zat Gökten bela yağdırmış. Ülkenin her yerine sızmış. 2002'den bu zamana kadar bu hainlerin Devlet kademesine sızmasındaki ihmali bile adı geçen Partinin varlık sebebinin sorgulanmasını gerektirirken HSYK'nın görülen davalar sonuçlanmadan yaptığı müdahaleler diğer Siyasi Partiler açısından Hukuk sistemine olan güveni erezyona uğratmıştır.

İktidar FETÖ ile ilgili Hesap verme tarihinde 17-25 Aralık olaylarından sonrasını miat kabul edip, o tarihlerden öncesinde yaptığı eylemlerin hesabını vermekten kurtulamaz.

15 Temmuz elim hadisesinden sonra KHK'ler ile Ordunun hiyerarşik yapısı bir daha telafisi imkansız hale getirildi. Askeri Hastaneler Askeri Hiyerarşiden alındı Sağlık Bakanlığına bağlandı. Ya Sağlık Bakanının da başka bir Cemaatle ilişkisi var ise; Ya da Sağlık Bakanlığı çalışanlarının başka bir Cemaat ile ilişkisi var ise böyle olup olmadığını kim? hangi makam ve mevki ne şekilde denetleyecek? Dün FETÖ Devlete sızarken bu gün de Menzir Gurubu diye adlandırılan Gruptan Bakanları bile ele geçirirse bu tespiti kimler nasıl yapabilecek?

Dün için FETÖ konusunda geçmişe dönük, bu gün için başka Cemaatlerle ilişkisi yönünden hesap vermeden hiçbir Siyasi Faaliyette bulunamaması gereken İktidar Partisi diğer 92 Siyasi Partinin aleyhine olarak Anayasa Değişikliği teklifinde dahi bulunamaz.

Kendi Partinden adı sanı duyulmamış muhtemelen Gençlik Kollarında boy göstermiş tüyü bitmemiş sakalı terlememiş 18 yaşındaki bir çocuğu Vekil yapacaksın, bu Ülkede hala çocuklar doğduğu gün Nüfusa kaydettirilmiyor 18 yaşında denilen gençler belki 19 yaşındadır belki de 17 belkide 16 yaşında çocuktur. Hem Vekil seçtireceksin hem de ona güvenmeyip Bakanlarını da dışarıdan atayacaksın, Milletin seçtiği ortak akılla Sayısını 600'e çıkardığın Vekillerle Ülke Yönetmeyeceksin yanındaki bir avuç Danışmanlarınla Ülke Yönetmek için Sistem değişikliği önereceksin sonra o Danışmanların Anadolu Ajansına Yönetici olacak diğer Muhalif Partiler Anadolu Ajansında dert anlatamayacak, sonda o danışmanlar OHAL gibi güvenlik tedbirinin devam etmesini önerecek o dönemde Varlık Fonu kurup kurulan Anonim Şirkete Yönetici olacak bırakın sıradan Vatandaşı 92 Siyasi Parti Genel Başkanları dahi bu kişileri denetleyemeyecek.

Siyasi Partiler Anayasanın 68 ve 69'uncu Madde hükümleri çerçevesinde faaliyette bulunmak zorundadırlar.  Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olma ya da kişilere haksız bir kazanç sağlama ve Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olmak ya da kişilere haksız bir kazanç sağlamak; Türk Ceza Kanununun 257 maddesine göre Görevi İhmal anlamına gelir.

Referandum öncesi ve Referandum anında Siyasi Fırsat Eşiltliği sağlanamamıştır.

Bu bakımdan;
1.- Mevcut 92 Siyasi Partinin de görüşleri alınarak Yeni bir Anayasa değişikliğinin referanduma gerek kalmadan ortak mutabakatla Meclisten geçirilmesi,
2.- Bu mümkün olmadığı takdirde son yapılan Referandumun iptal edilmesi,
3.- O da mümkün olmadığı durumda yapılan değişiklikten Mevcut Siyasi Partilerin etkilenmeyeceği Mevcut Siyasi Parti Genel Başkanlarının veya Mevcut Siyasi Partilerin göstereceği Adayların da doğrudan Cumhurbaşkanı seçimlerine katılabileceği yönünde karar alınması yazımın Dağıtım Planındaki  Siyasi, Adli ve İdari her kurumdan yasal beklentimdir.

Saygılarımla


Saygılarımla